5 Followers
23 Following
hanifefatmaalbayrak

Romancekolik

Bir Romancekolik'in kitap itirafları...

Currently reading

Beneath Him
C. Shell
Heaven Sent (Rebel Walking, #2)
Hilary Storm
Rapunzel (Erotic Bedtime Stories, #1) - Lisa Valdez Bu yorum aynı zamanda Romancekolikte yayınlanmıştır.

Rapunzel hikayesini bilmeyeniniz yoktur, eğer varsa Alman hikayelerinden olan Rapunzel, kraliyet ailesinden olan bir kızın cadı tarafından kaçırılıp, kuleye kapatılması ve bir prens tarafından kurtarılması olarak anlatılır.

Lisa Valdez işin içine bolca erotik sahneler katarak olayı çeşnilemiş mi desek cılkını çıkarmış mı desek bilemedim. Kısa hikaye olduğundan olsa gerek bana fazla sahne varmış gibi geldi.

Özellikle kitabın başında erkek karakterimizin kızın kulesine onu kandırıp, her türlü şekilde kullanmak için gelmesi beni bir süre rahatsız etti.

Rapunzel'imizin malum çok uzun saçları var, anneside sandığı cadının kuleye tırmanması için onu salıyor her seferinde. Yine annesinin sandığı bir ses ona saçlarını salmasını söyleyince bizim saf ak pak kızımız kötü emelleri olan prensi kuleye alıyor. Bundan sonrası bir hafta süren bir yatak maratonu.

Tabii, cadı gelmeden oğlanın gitmesi lazım varlılığını hissetmemesi için. Zaten prens aradığı Golden Chalice'ide bulamıyor kulede. Zorla kuleden, kısa sürede de olsa delice sevdiği Rapunzel'den ayrılıyor.

Prens'in gidişinin üzerinden beş gün geçip, Rapunzel her yeri derinlemesine temizlemiş olsa da annesi sandığı cadı gelir gelmez habire etrafı koklamaktadır. Kısa süre sonra kokusu eksik olan kızın bekaretinin kokusu olduğunu anlar ve öfkesinden kıza saldırır. Golden Chalice'in o olduğunu, kehanete göre tüm krallıkları birleştirmeye yarayacak kişininde o olduğunu söyler. Aralarındaki çatışmada Rapunzel birde hamile olduğunu öğrenir ve cadı onu öldürmeden kaçmayı becerir.

Bu sürede Prens isteksizce gittiğinden pek yol kat edememiştir. Sonra Rapunzelsiz durmaya daha fazla dayanamayıp geri döner ve cadıyla karşılaşır. Aralarında ki çatışmada cadı ölsede, ölmeden ona kör olması için bir büyü yapmıştır.

Böylece aradan beş ay geçer. Peri masalı olsa da çoooooooook saçma bulduğum bir şekilde oğlanımızın bir anda aklına Rapunzel gelir ve adını haykırmaya başlar. İş bu ki Rapunzel cadıdan kaçarken boş bir kulübeye sığınmış ve orada yaşamaya başlamıştır. Prensin sesini duyar ve kavuşurlar. Üç ay sonrada ikizler doğar ve kış geçtiğinde ormandan Prens'in diyarına göç etmeye başlarlar. Bu sürede düşman kraldan yardım istemek gibi harika bir fikre kapılmıştır. Malum bu peri masalıdır ki adam insaflı bir düşman çıkar ve Prense yardımcı olacağını söyler ve o arada karısı yani Rapunzel'i görür görmez "Torunum" feryadı koparır.

Meğersem Rapunzel yıllar önce reddetiği bir kızının kızıymış sonra birden ortadan kaybolmuş. Evlenmeleride böylece iki krallığı huzura kavuşturmuş oldu. Prens'in veletleride tabii hazır veliahtcıklar. Masalımızda böylelikle mutlu sonla biter.

Arada gözümü devirmekten kendimi alamadığım yerler ve kısa olması dışında iyiydi. Kitabın çıktığını duyar duymaz adeta bir sazan gibi olaya atladığım için yarı yarıya pişmanım. Buna büyük sebep ise kısa hikayelerden genellikle hoşlanmamam ve bir şey anlamam. Bana göre çok sığ kitaplardır. Duyguların derin yaşanmasına yer olmayan, olayları üstün körü geçildiği, sanki yazılmak için yazılmış metinler. Lisa'dan Primrose'u beklerken bu çerezlikle idare ederiz dedik ama kötü mü ettik bilemedim. Neyse dilerim ki bundan sonraki kitapları daha çok beğenirim ve bu ön yargım kaybolur.