5 Followers
23 Following
hanifefatmaalbayrak

Romancekolik

Bir Romancekolik'in kitap itirafları...

Currently reading

Beneath Him
C. Shell
Heaven Sent (Rebel Walking, #2)
Hilary Storm
The Deed  - Lynsay Sands Bu yorum aynı zamanda Romancekolikte yayınlanmıştır.

Hikaye kendisinin aman aman güzelliği olmadığı kanısına varan kızımız Emma’nın kralla görüşmek için saraya gelmesi ile başlıyor. Görüşmek için salona çağırılıyor ve kral derdinin ne olduğunu soruyor. Kızımız özel olarak konuşup konuşamayacaklarını soruyor. Kral ise burada konuşmasını istiyor. Kızımızda kocası için buraya geldiğini söylüyor. Kral tekrar sorunun ne olduğunu soruyor. Kızımız görevini yapmıyor diyor. Kızın ağzından kerpetenle laf alan kral artık hafif sinirlenmeye başlayarak ne görevi diye soruyor. Kızımız en sonunda kocalık görevi diye ağzından lafı kaçırıyor. Kral kahkaha atmamak için kendini zor tutmayı çalışırken baş piskoposta şaşkınlıkla bakıyorlar kıza.

Sonra sorgulama başlıyor ve olayın sonucunda kızın evlendiği yaşlı dükün evliliği tamamlamadığı ortaya çıkıyor. Ama kız daha bunun bile farkında değil. Tamamlandı sanıyor kendince. Halbuki iki yıldır evliler. Kızda çocuk istediğinden son çare krala gelmiş. Hikaye bu olaydan iki ay sonrasında devam ediyor. Kral kızımızın kocasına derhal görevlerini yerine getirmesi için bir ferman göndermiş. Zavallı yaşlı dük ise görevini yapmaya giderken kazada vefat etmiş. Kızımız dul.

Kuzeni bir gün kralın ulağı olarak geliyor ona. Kralın onu biriyle evlenmesini istediğini, kendisininde bu görevi tamamlandığından emin olması için burada olduğu söylüyor. Çünkü bir sorun vardır. Ölen kocasının kuzeni kızımızla zorla evlenmeye çalışıp malları kendi üstüne geçirecektir. O yüzden bu evliliğin bir an önce tamamlanması lazımdır. Kızda akıllım yas tutacağım diye evdeki herşeyi siyaha boyamış mı ? :D Yatak odası takımlarından, evdeki çalışanların giysilerine kadar. Hatta gelinlik duvağını bile.

Neyse hazırlanıyor. Oğlanı bekliyor. Oğlanımızın ismi Amaury. Kendisi soylu birinin gayri meşru evladıdır. Kralı İrlandada kurtardığı için kral ona Dük ünvanı ve bu gelini hediye etmiştir ama Amaury, Emma hakkındaki dedikoduları duyduğunda kadının yaşlı bir şey olduğunu sanmıştır. O yüzden gidişini elinden geldiğince geciktirmeye baksada en sonunda kaleye ulaşırlar. Ana salona ulaştığında herkesin nerede olduğunu sorduğunda ise kilisede onu bekledikleri cevabını alır. Kendisininde hemen oraya gitmesi şarttır.

Oğlan itiraz etsede bir süre sonra kendini evli bulur. Ziyafet masasında biraz otururlar ama kızın kuzeni evliliği tamamlamalarının zorunluluğunu anlatır. Odaya çıkarırlar bunları. Adam kızın bu konularda saf olduğunu bildiğinden alıştırmaya çalışsada kızın eski kocasının kuzeni kapıya dayanmış kapının dışındakilerininde bu işi tamamlaması gerektiğini teker teker bağırmaları eşliğinde evlilik tamamlanmıştır. Kızın çığlığının peşisıra holdeki herkes odaya da çullanır. Peşlerindede hain planlı kuzende vardır. Yatak takımının siyahlığından da bir şey görünmeyince olaylar karışır mı? Derken böyle ilerleyen yer yer çok güldüğüm güzel bir hikayeydi. Orta çağ olsa da dönemi yumuşak bir şekilde anlatan, daha çok döneme değil de kurguya önem veren bir anlatımı bulumaktaydı.