5 Followers
23 Following
hanifefatmaalbayrak

Romancekolik

Bir Romancekolik'in kitap itirafları...

Currently reading

Beneath Him
C. Shell
Heaven Sent (Rebel Walking, #2)
Hilary Storm
Fire Song - Catherine Coulter Bu yorum aynı zamanda Romancekolikte yayınlamıştır.

Bu yorumu pek sevgili kuzenim Esra'ya ithaf ediyorum.

Öncelikle serinin ilk kitabını almıştım elime. Seksen sayfa kadar okudum. Daha başlarda erkek karakter sandığım adam kızı alıkoydu, evlenmeye zorlamak için annesi ve kardeşinin yerini söylettirmek adına arkadaşına kızımızın gözleri önünde tecavüz etti. İlerleyen sayfalarda da ne idüğü bilinmez bir adam tarafından kaleden püskürtüldü. Zavallı ben, sayfalarca "Hah şimdi çıkıp kızı kaçıracak." "Evet, tam da burada ortaya çıkacak." diye bekleye durayım hayallerim suya düştü. Birde ilerleyen sayfalara bakarım ki erkek karakterimiz o değilmiş!

Eee, bunu gören Hanife ne yaptı beğenirsiniz? İlk iş kuzenini arayıp, ona bir güzel yakındı. Aynı anda erkek karakterin o olmamasının hayal kırıklığını paylaştılar. Sonra zeki kuzeni belki ikinci kitapta onun anlatıldığını ortaya sürdü ve böylece benim ikinci kitabı okuma maceram başladı.

Öncelikle ilk kitapta oğlumuzun akibetini bilmeyerek okudum ama çokta bir sıkıntı çektiğim söylenemez. Adam aynı tas aynı hamam. Başta iyilik meleği gibi bir yaşlı adamı kurtarıyor. Adam evine davet ediyor, hadi oda kabul ediyor. Yaşlı adamsa oğlanı damadı olarak gözüne kestirmiş. Yolculukları sırasında da yaşlı adamın kızı ölümcül bir rahatsızlık geçiriyor. Adamlar kaleye ulaştıklarında kızı öyle buluyorlar. Yolda da yaşlı adam derdini açıklamış. Yiğeni kızıyla evlenip toprakları ele geçirme derdinde.

Bu sebeple oğlanımız adamın bitap halde ki yalvarışına karşı koyamıyor ve maksat topraklar ona geçsin diye bir kaç saat sonra ölecek bir kadınla evleniyor. Hemen ardından da yola çıkıp eve dönüyor. Aradan iki ay geçince Kralın amcası ona bir gelin bulunca haber kızın babasına gidiyor ve iyileşen kızımız artık evli olduğunu öğrenir öğrenmez kocasına postalanıyor.

Hikaye böyle gelişiyor. Daha 17 yaşında ki kızımız acımasız, lafını sakınmayan, sevginin bir adamı güçsüzleştireceğine inancı pek bir adamla evli buluyor kendini. Kız bildiğiniz enik gibi itilip kakılıyor. Öyle de saf ki sevsem mi, dişleri dökülene kadar sarssam mı bilemiyorum. Erkek karakteri öldürsem, mezarında tepinsem yeridir. Özetle ben hikayeyi okuduğumdan katiyen pişman değilim. Çok güzeldi. Duyguları dolu dolu yaşattıran bir kitaptı. Bir Catherine Coulter klasiğiydi. Seviyorum bu kadını. :)